Anasayfa » Genel » CHP AMATEM Raporunda Çarpıcı Sonuçlar Ortaya Çıktı

CHP AMATEM Raporunda Çarpıcı Sonuçlar Ortaya Çıktı

  • CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu üyeleri, Bursa Milletvekili ve Parti Meclis Üyesi Sena Kaleli ile Tekirdağ Milletvekili Parti Meclisi Üyesi Candan Yüceer, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezleri’nde (AMATEM) çeşitli incelemelerde bulundu.

 

  • Bursa AMATEM, Trakya, İstanbul Bakırköy ve Erenköy, Bakırköy Çematem merkezlerinde, yetkililer ve tedavi görenlerle yapılan yüz yüze görüşmeler sonucunda elde edilen bilgiler doğrultusunda, Kaleli ve Yüceer bir rapor oluştururken, ortaya oldukça çarpıcı sonuçlar çıktı.

 

 

Bursa, 03.03.2015 – CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu üyeleri, Bursa Milletvekili ve Parti Meclis Üyesi Sena Kaleli ile Tekirdağ Milletvekili Parti Meclisi Üyesi Candan Yüceer, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezleri’nde (AMATEM) çeşitli incelemelerde bulunarak, ortaya çıkan bilgiler ışığında çok önemli bir rapor hazırladı.

 

Bursa AMATEM, Trakya, İstanbul Bakırköy ve Erenköy, Bakırköy Çematem merkezlerinde, yetkililer ve tedavi görenlerle yapılan yüz yüze görüşmeler sonucu elde edilen bilgilere göre hazırlanan raporda, Türkiye’de madde kullanımının, 10 yaşa kadar indiği gerçeği göze çarparken, kız çocuklarına sahip çıkılmadığı gerçeği gün yüzüne çıktı.

 

CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu üyeleri, Bursa Milletvekili ve Parti Meclis Üyesi Sena Kaleli ile Tekirdağ Milletvekili Parti Meclisi Üyesi Candan Yüceer tarafından hazırlanan AMATEM Raporu’nda şu detaylar yer alıyor:

 

 

CHP

ALKOL VE MADDE BAĞIMLILIĞI İLE

TEDAVİ MERKEZLERİ (AMATEM) RAPORU

 

CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu üyeleri Tekirdağ Milletvekili Parti Meclisi Üyesi Candan YÜCEER ve Bursa Milletvekili Parti Meclisi Üyesi Sena KALELİ, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezleri’nde (AMATEM) incelemelerde bulundu. Trakya, İstanbul Bakırköy ve Erenköy, Bakırköy Çematem ve Bursa’daki Amatem merkezlerinde yetkililer ve tedavi görenlerle yapılan yüz yüze görüşmeler sonucu edinilen bilgiler Yüceer ve Kaleli tarafından bir rapor haline getirildi.

 

GİRİŞ

 

Alkol ve madde kullanımı ve bağımlılığı çağımızın en önemli toplumsal sorunlarından biridir. Bu sorun son yıllarda hızla yaygınlaşmaya başlamış, kullanılan maddelere göre ölüm oranlarında büyük artışlar meydana gelmiştir. Öte yandan madde kullanımı ya da bağımlılığı sadece kullanan ve bağımlı olan kişiyi değil, kişinin ailesiyle birlikte tüm toplumu olumsuz etkileyen ve sonuçları olan bir süreçtir.

 

Yapılan araştırmalar, ülkemizde madde kullanımı ve bağımlılığının 10 yaşa kadar indiğini göstermektedir. Uyuşturucu kullanımının, alkol kullanımından 10 kat fazla olduğu ülkemizde, kullanım yaşının düşmesinin yanı sıra madde çeşitliliğinin artması ve erişimin kolaylaşması ölüm oranlarında da büyük artışlar yaratmıştır. Özellikle son 3 yılda kullanımı ve elde edilmesi son derece kolay olan Bonzai ve Jamaika gibi sentetik esrar bağımlılığı, bütün toplumun korkulu rüyası haline gelmiştir.

 

  1. yüzyılın en büyük sorunu olmaya aday madde kullanımı ve bağımlılığıyla mücadelede tespit ve tedavi çok önem kazanmıştır. Madde kullanımı ve bağımlılığının tespiti aşamasında ülkemizde şu an için sağlıklı bir yapının ve organizasyonun olduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak tedavi konusunda yataklı ve ayakta olmak üzere bir takım çalışmalar yapılmaktadır. Ülkemizde bağımlılık tedavisi Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde, üniversitelere bağlı tıp fakültelerinin psikiyatri kliniklerinde, bazı özel hastanelerde ve kamu ortaklığı ile üniversitelerin açtığı merkezlerde yapılmaktadır.

 

Halen ülkemizde bağımlılık tedavisi yapan 26 tedavi merkezi bulunmaktadır. Alkol ya da madde tedavisine ayrılmış olan toplam yatak sayısı ise 678’dir. Bunların çoğu ise 3 büyük şehirde toplanmıştır. Oysa bağımlılıkla mücadelenin en önemli evresi öncelikle tedaviye ulaşımın kolaylaştırılması, tedavi sürekliliğinin sağlanması, yerel güçlerle işbirliği ve iletişimden geçmektedir. Araştırma bu sürece katkı sağlamak amacıyla yapılmıştır.

 

AMATEM MERKEZLERİNDE İNCELEME

 

Trakya AMATEM’in yanı sıra İstanbul Bakırköy ve Erenköy ile Bursa’daki AMATEM ziyaretlerinde aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır.

 

  • Ülkemizde madde kullanımı ve bağımlılık hangi düzeydedir?
  • Bağımlılık tedavisi için şartlar nelerdir?
  • Bağımlı olunan maddeye göre tedavi oranı nedir?
  • Kayıt sistemi var mıdır?
  • Bu sistem bir yazılımla mı sağlanmaktadır?
  • İstatistiki veriler sağlıklı mıdır?
  • Topluma dayalı kayıt, tarama, izleme mevcut mudur?
  • Planlama, koordinasyon ve işbirliğine yönelik bilgi merkezi mevcut mudur?
  • Amatemler’in hedefi nedir? Mevcut yapıyla bu hedefe ulaşılabilir mi?
  • Madde bağımlılık yaşı?
  • Polikliniklere başvuru sayısı ve artış oranı?
  • Adli başvuruların oranı?
  • Denetimli serbestlik ve yataklı tedavi oranlarının yeterliliği?
  • Bu tedaviyle ilgili üst makamlardan zorlama oluyor mu?
  • Hasta, doktor, eleman şiddet ilişkisi?
  • Madde kulanımı ve bağımlılıkta eğitim sisteminin etkisi?
  • Aile, çevre, ekonomik etkiler?
  • Sivil toplum, gönüllü çalışanlar var mı bu konuda?
  • Koruyucu hizmetler neler?
  • İzleyici hizmet var mı?
  • Tedavi olan insanların koşullarının değiştirilmesiyle ilgili bir çalışma yapılmakta mıdır?

 

MADDE BAĞIMLILARI İLE GÖRÜŞMELER

 

TRAKYA AMATEM

 

AMATEM’de tedavi gören kadınlara yönelik ayrı bir parantez açılmalıdır. CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu olarak ziyaret ettiğimiz Trakya AMATEM’de şimdiye kadar sadece 3’ü eroin 1’i bonzai bağımlısı, 4 kadın tedavi görmüştür. Madde bağımlısı kadınlardan biri hamileyken hem eroin kullanmış hem de hamileliğine devam etmiştir.  2. gebeliğinde de aynı şekilde hamileliği devam ederken, AMATEM’de tedavi görmüştür. Trakya AMATEM’de sigara bırakma polikliniği bulunmamaktadır.  Yetkililer bir an önce açılması için çalışma yürütmektedir.

 

1.Görüşme

 

37 yaşında. İlkokul mezunu. Kadın çantası üretiyor. Orta öğretimde okuyan 2 kızı var. 16 yıllık evli. Eşi çalışmıyor. 4 ay önce madde bağımlılığı yüzünden iş yerini kapatmak zorunda kaldı ve fabrikada işçi olarak çalışmaya başladı. 3 yıldır bonzai kullanıyor. Bonzaiden önce 6-7 yıl esrar kullandı. Son altı ay içinde işleri bozulunca daha çok kullanmaya başladı. Ailesi madde bağımlısı olduğunu biliyor. Çanta yapımında kullandığı yaklaşık 200 bin TL olan makinenin motorunu 30 bin TL’ye satıp bonzai aldı. (1 paketi 3 gramı 100-120 TL. Bir kullanımlık fişek 5 TL) Kızının, “Sen bırakmazsan ben de başlayacağım” sözlerinden çok etkilendi ve tedavi olması gerektiğine karar verdi.

 

“Bonzai esrarın sentetik hali. Dünyada en çok illegal kullanılan madde esrar. Bonzaiyi tanıdıktan sonra esrar kullanmamaya başladım. Adli vakam hiç olmadı. Suç işlemedim. Kendi isteğimle geldim. Bir daha kullanmayacağım.”

 

  1. Görüşme

 

Bonzaiye çevresinin etkisiyle başladı. “Çevremde çok kullanan arkadaşım var, herkes kullanıyor. Küçük kardeşim de bunların arasında.  22 gündür merkezdeyim. İlk kez tedavi olmak için geldim. Kullandığım bonzailerin, görüntüsü etki süresi çok farklı. İçtiğinde hiçbir şey düşünmüyorsun, rahatlama hissediyorsun. İyilik hissi oluşturuyordu. Kullanmak isteyenlere, özenenlere tek bir tavsiyem var: Hiç denemesinler, akıllarından bile geçirmesinler. Maddi kayıplarım çok oldu. Eşim beni hiç yalnız bırakmadı; kahrımı çok çekti. Bulmak çok kolay. Maddeyi nerede bulacağımı biliyorum. Polisin bildiğine de inanıyorum ancak hiçbir şey yapmıyorlar. ”

 

  1. Görüşme

 

55 yaşında. Lise mezunu.  Demir doğrama dükkanı vardı,  daha sonra işleri bozuldu. 8 sene evli kaldı, 15 yıldır bekar. Birisi üniversitede okuyan, diğeri evli 2 çocuğu var. 7 gündür AMATEM’de tedavi görüyor. Daha önce 3 kez AMATEM, 1 kez psikiyatri servisine tedavi görmek için yattı.  3-4 yıl öncesine kadar çalıştı. İşten ayrıldıktan sonra ailesi ile çocuklarıyla, ilişkisi koptu. 18 yaşında alkole başladı. Boşandıktan sonra alkol kullanımı daha da artı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte günde 5 litre şarap,  üzerine de bira içiyordu. Gece uyanıp içkiye devam ediyordu. “İçki 2. arkadaşım oldu. Tek kişilik hayatımda bana yoldaş oldu. Arkadaşlarımın hepsi alkol kullanıyor. Bir kez bıraktım sonra daha çok içmeye başladım. Alkolik insan toplum tarafından dışlanıyor, çocuklar yolda görse yolunu değiştiriyor.  Alkolü bırakmam için, bu çevreden kendimi kurtarmam lazım.”

 

  1. Görüşme

 

24 yaşında. Liseden terk. İşsiz. Anne ve babası ayrı. Denetimli serbestliği var. Maddeye 13 yaşında esrar kullanarak başladı. Esrar, extacy, bonzai gibi değişik maddelerin ardından eroin kullanmaya başladı. AMATEM’de eroin tedavisinde kırmızı reçete ilaç olan Suboxone kullanılmaktadır. Suboxone ile yoksunluk atılmaktadır.

 

“Maddeye başlamak için arkadaş ortamı çok etkili. Bağımlı olmak için denemek yeterli. Çevremde herkes kullanıyor. Tablet ve şurup tipinde çıkarılan sentetik bir narkotik olan “çakma metadon” çok kullanılmaya başlandı.  72 saat etkili. Halisünasyon etkisi de çok yüksek.”

 

  1. Görüşme

 

28 yaşında lise mezunu. 2 aylık evli, çocuğu yok. Madde bağımlılığı yüzünden 8 senedir çalıştığı işini kaybetti.  3-4 yıldır alkol, yaklaşık 2 senedir de eroin kullanıyor. Arkadaş çevresinde başladı ve uzaklaşamadı. Ailesi farkına vardı. Evlenmeden önce eşi bilmiyordu öğrenince aralarında tartışma çıktı. AMATEM’e kendi isteği ile yattı.

“Hiç denememek lazım. Burada 9. günüm. Çıkınca kendime iş bakacağım. Çalışıp, evime, barkıma, eşime sahip çıkacağım.  Günde 1-2 gram alıyordum. 70-80 TL. Emniyete hiç denk gelmedim. Madde çok kolay bulunuyor.”

 

BAKIRKÖY AMATEM

 

Bakırköy’e ortalama günlük 300 hasta tedavi görmek için gelmektedir.

 

1.Görüşme

 

42 yaşında. Alkol kullanmaya 13 yaşında başladı. 2009 yılında 1 kez annesinin zoruyla AMATEM’e başvurdu. 13 günün sonunda tedavisini yarım bırakıp gitti. 17 ay alkol kullanmadı,  daha sonra arkadaş çevresi nedeniyle tekrar başladı. AMATEM’e bu kez kendi isteği ile geldi. 113 gündür tedavi görüyor. 30 aydır hiç içmiyor. Arkadaş çevresinden uzaklaşmak için evini taşıdı.  Arkadaşlarıyla görüşmemeyi öğrendi. Bakırköy’de rehabilitasyon evi olan, 1 hemşirenin görev yaptığı bağevine 2 yıldır, her gün geliyor. Sosyal aktivitelerden yararlanıyor. İş bulana kadar da gelmeye devam edeceğini söylüyor.

 

  1. Görüşme

 

19 yaşında. Lise son sınıfı 2 kere tekrar etti. 12 yaşında alkol kullanmaya başladı. Daha sonra bali, hap, eroin kullanmaya başladı. 26 yaşındaki bağımlı olan abisine özenerek madde kullanmaya başladı. Abisi aynı zamanda torbacılık da yapıyor. İki üç kez abisi de tedavi için AMATEM’e geldi.

 

“Daha önce de 3 ay ÇEMATEM’de tedavi gördüm. Amacım bırakmak değildi biraz temizlenmekti. Terapide benimle konuşulanlar, bana anlatılanlar farklı düşünmeme nedene oldu. Sonuna kadar gideceğim ve bu illetten kurtulacağım. Bağevine düzenli olarak gidip geliyorum. Benim için çok faydalı oluyor.”

 

  1. Görüşme

 

19 yaşında, kadın. Lise 2’den terk.  Bayan kuaförü. 3 sene önce maddeye başladı. Folyoyla eroin kullanıyordu. 1 sene önce bağımlı oldu. AMATEM’e 2 kez gelişi. Ailesi ile beraber oturuyor. Ailesi önce farkına varmadı. Farkında varınca ailesinin isteği üzerine 2013 yılında geldi ve 15 gün tedavi gördü. Daha sonra da kendi isteği ile çıktı. 3 ay sonra arkadaşlarıyla görüşüp tekrar eroin kullanmaya başladı. 7 aydır madde kullanmıyor. Annesi çevre değiştirsin, arkadaşlarından uzaklaşsın diye evi değiştirmek istedi. Ev madde kullanan arkadaşının üst katı olunca vazgeçtiler.

“Maddeye özenti ile başladık, bağımlı olacağımızı düşünmedik. Detoxta ayda bir içerim diye düşünüyordum. Terapide artık içmem diye düşünmeye başladım. Ayıklığın tadına vardım. Terapide öğrendiğimi dışarıda denedim ve başardım. Bağevi’ne sadece 10 kişi gelebiliyor. Daha büyük olmalı, fiziksel kullanımı daha iyi olmalı.

 

BAKIRKÖY ÇEMATEM

 

15 yataklı “Çocuk ve Ergen Madde Bağımlıları (ÇEMATEM) Merkezinde kız çocukları için 6 yatak bulunmaktadır. Çocuk ve ergen madde bağımlılarına yönelik tedavide rehber öğretmenin, sosyal hizmet uzmanı ve psikoloğun deneyimli olması önemlidir.

 

Ergenler ve çocuklar tek bir madde değil, daha çok karışık madde kullanmaktadır. Çocuklar alkolü sevmeseler de küçük yaşta sigara içenler ileride madde bağımlısı olma yüzdesi daha yüksektir. Alkol bağımlılığı çok uzun yıllar almaktadır. Eroin ağır fiziksel yoksunluk yapmakta, başka bir madde bu yoksunluğu karşılamamaktadır. Bağımlılık bir yaşam biçimi haline geldiği için,  yalan söyleme, okul terk, hırsızlık, şiddet, sokak yaşaması gibi olumsuzlukları beraberinde getirmektedir. Tedavinin başarılı olması için öncelikle çocukların yaşam biçiminin düzeltilmesi gerekmektedir.

 

Kız çocuklarının öyküleri daha da trajik olmakla birlikte, bağımlı kız çocuklarının yüzde yüzünde taciz görülmektedir. Uyuşturucu ile sokak hayatı başlamakta, aileler bağımlı erkek çocuklarına sahip çıkmakla beraber, kız çocuklarına büyük bir çoğunlukla sahip çıkmamakta, kurumlara bırakmaktadır. Kız çoçukları daha fazla şiddete maruz kalmaktadır.  Ergenlik kendine ait bir dönem olduğu için daha fazla özgür olma duygusu, heyecan, özenti madde bağımlılığını cazip hala getirmektedir. Kendi aralarında jargon oluşturan ergen çocuklar, sürekli öfkeli, irite, saldırgan ve tetiktelerdir.

 

Hekimlere göre bonzai kullanımı özellikle son 6 aydır olumsuz bir şekilde artmıştır. Etken maddenin değişmiş olması ve ülkemizde de üretilmeye başlanıldığının düşünülüyor olması bu olumsuzluğu arttırmıştır.

ÇEMATEM’lerde çocuklara 2 aylık tedavi programı uygulanmaktadır. ÇEMATEM’lerde çocuklara, arındırma (detox) uygulanmakta, madde arzusu ile baş edebilmeye yönelik olarak yeni yaşam alanları oluşturulmakta, kurallı düzenli yaşam yeniden öğretilmektedir.

 

ÇEMATEM’de haftada bir eğitim amaçlı aile toplantısı yapılmaktadır. Çocuğun çevresinde bağımlı varsa, suçlu varsa risk artmaktadır. Maddeyi çocukların yüzde 95’i tanıdığı birinden almaktadır. Madde kullanımına iten en belirgin neden meraktır. En önemli koruyucu faktör de ailedir. Madde bağımlılığı haz ilkesine dayalıdır. Ergenlik hazza dayalı bir dönem olduğundan risk yüksektir.

 

Tedavide 2 ay olan rehabilitasyon süreci eksik kalmaktadır. Rehabilitasyon süreci en az 6 ay olmalıdır. Çocukların eski sosyal ortamına dönmemesi için yönlendirilebileceği, sosyal aktivitelerde bulunabileceği, sosyal becerileri öğreneceği gençlik merkezlerinin olmaması tedaviye sekte vurmaktadır.

Esrar yedi kat şizofreniye yatkınlığı artırmakta, bonzai esrardan 7 kat fazla bu etkiyi yaratmaktadır. Önleme çalışmalarında Yeşilay’ın çabaları olumlu olsa da dünyada önleme çalışmalarının ilk basamağı okullardır. Çocuğun, sosyal yaşam becerisinin artırılması,  dürtüleri, öfkeyi kontrol edebilmesi, kendini ifade edebilmesi sadece uyuşturucudan değil birçok şeyden de kendisini korumaktadır.

 

ÇEMATEM’de tedavi gören çocukların %90-95 gibi büyük bir çoğunluğu okulu terk etmiş çocuklardır. Çünkü Türkiye’de madde bağımlılığı tespit edilen çocuklar okuldan atılmaktadır. Meslek edinme, okula geri dönüş basamağında eksikler bulunmaktadır.

 

ERENKÖY AMATEM

 

Anadolu yakası illerini kapsıyor. Sevk zinciri var. Uluslararası AB uyuşturucu izleme merkezine bağlılar.

Bonzai ve Jamaika kullanımıyla ilgili bilgi paylaşımı var.

Hastalarla ilgili kişisel bilgi yok, ayaktan tedavide form kısaltılarak, genelleştirilerek dolduruluyor.

Takip sistemi, hastayı arayarak çağırma yok.

Psiko eğitim bağımlı olunan maddeye göre değişiyor. Sosyal rehabilitasyon programının aile ve sosyal politikalar ayağı eksik.

 

Toplum temelli ruh sağlığının, bağımlılık merkezlerinde yatarak değil, güçlü poliklinik şartlarının daha fazla sağlanabilmesiyle mümkün olabileceği görüşü hakim.

Eğitim, sosyo kültürel yapı, ekonomik duruma göre bağımlı olunan madde değişiyor. Bağımlılık aynı oluyor. Bazı konuların mesela Esenyurt’un basında, medyada çok fazla yer alması tanıtıcı, hatırlatıcı oluyor.

Kentsel dönüşüm de bir etken. Mahallelerin başka semtlere dağıtımı da, sonradan yapılan TOKİ’ye taşınan insanların ödeme ve yaşam biçimine adaptasyon sorunları da bu konuda tetikleyici rol oynuyor.

BURSA AMATEM

 

Bursa Amatem’de 30-40 arasında tedavi gören hasta var. 50 kişi denetimli serbestlikle takipteler. Poliklinik başvurusu Pazartesi, Salı günleri 100 kişiyi geçmiş. Bunların sadece 20 kişisi gönüllü başvurmuş. 18 yaş altında bağımlılık riski artıyor.

 

En çok bonzai, esrar başvurusu, eroin yok, bali, kokain az.

Çalışanlar, hastaların şiddetinden rahatsız. Gönüllü çalışıyorlar. Çoğu psikopat ve sosyopat konumunda. Madde bağımlılığı psikiyatrik bir hastalık olarak ifade ediliyor.

 

Madde kullanımı ve bağımlılığına iten nedenler arasında; aidiyet açığı, varlık sorunu, eğitim sisteminin rolü ön planda. Genetik, kişilik özelliği, anne, çocuk, çevre ilişkisi majör faktörler.

Eğitim sistemi çocuklarda baskılanma duygusu yaratıyor. Zevk duygusu, keyif, merak, arzu uyandırmıyor. Baskısız, zorlamasız eğitim ihtiyacı var. Yarış duygusu vazgeçirici oluyor. Çocuklarda sosyalleşme sorunu var. Kural, sorumluluk, sınır sorunları var.

Emniyete koruyucu tedbir, bilgilendirme, bilinçlendirme yapılıyor.

Okulların rehberlik öğretmenlerine eğitim veriyorlar.

Devlet, sivil toplum işbirliğinin yanında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın mücadelenin içinde olması bekleniyor.

 

Koruyucu hizmetler ve tedavi sonrası koşulların iyileştirilmesi konusunda eksiklik var. Madde bağımlılığına yol açan fiziki, sosyal, ekonomik, ailevi sorunlar izlenip değiştirilmiyor. Aileye psikolojik destek de verilmiyor.

Yüz güldürücü sonuç almanın zor olduğu, sonuç iyi olsa da, geri dönüş var.

Üst makamların ayakta tedavi kararı alınan hastalar için yatırın emri verilmesi ilgilileri zora sokuyor.

Çocukların eğitime ulaşma zorlukları, birçok soruna temel oluşturuyor.

Bilgi işlem sistemi veri tabansız olduğundan, istatistiki veri çıkmıyor.

 

Hastalık tanısına bağlı istatistik tutulma sorunu nedeniyle, sorun depresyon olmasa da, depresyon kodlaması yapılmadan ilaç alınamadığından istatistiki veri de sağlıklı çıkamıyor.

 

Doktorlar, uyuşturucu kullanımının yaygın ve yoğun olduğu yerlere göre neredeyse sorunun ne olduğunu anlıyoruz diyorlar.

 

Bağımlılık ve madde kullanımı yoksul bölgelerin yanı sıra, muhafazakar, dini hassasiyetleri yüksek bölgelerde de sıkça görülüyor.

Örneğin Bursa’nın doğu bölgesi ve İnegöl’de bu sorun çok yaşanıyor.

 

Muhafazakâr hastalar genellikle ilk olarak seccade olup olmadığını soruyor. Bu hastalar kadın doktorların yüzüne bakmıyor, kendilerine dini hitapta bulunulmasını istiyorlar.

 

İnançlı olmak madde bağımlılığı açısından engel teşkil etmiyor.

 

Ankara’daki UBAM ( Uyuşturucu Madde Bağımlılıkları ve Alkolizmle Mücadele Federasyonu) umut tacirliğiyle tedaviyi engelleyen bir kurum olarak değerlendiriliyor.

 

GENEL DEĞERLENDİRME

 

Kronik bir hastalık olan bağımlılık, tedavi edilebilir bir beyin hastalığıdır. Madde bağımlıları ekonomik olarak güçsüz, toplum tarafından dışlanmış, sorun çözme becerileri çok sınırlı kişilerdir.

Bağımlılığın nedenleri çeşitli olabileceği gibi uzmanlar tarafından en çok vurgulanan etkenler şunlardır:

 

  • Merak
  • Arkadaş çevresi
  • Fiziksel ve psikolojik sorunlar
  • Sevgisizlik ve ilgisizlik, parçalanmış aileler
  • Büyüklerine özenti
  • Ailede veya yakın çevrede özdeşleşeceği kimsenin olmaması

Uyuşturucu kullanan gençlerin ailelerindeki bazı benzer özellikler dikkat çekicidir. Bu özellikler şöyle sıralanabilir:

  • Parçalanmış boşanmış aileler
  • Anne ve babadan birinin kaybı
  • Aile içinde madde bağımlısı bireylerin bulunması
  • Aile içi iletişim eksikliği
  • Baskıcı ve ilgisiz aile ortamı
  • Aile içinde gencin model alabileceği birey/bireylerin bulunmaması

 

Bağımlıların yüzde 98’i erkeklerden oluşmaktadır. Kadın bağımlılığı uzmanlar tarafından ayrı olarak değerlendirmektedir. Madde bağımlısı kadınlar kendini gizleyebilmektedir.  Madde kullanan kadında fiziksel yıkım daha fazla olmakta,   daha kısa sürede, daha düşük dozda madde bünyeye daha çok zarar vermektedir.

Tedavi sürecinde madde bağımlılarının yoksunluk sendromları düzeltilmekte, maddelerin yarattığı hastalıklar tedavi edilmektedir. Hastaya güvenli bir ortam sunulurken, AMATEM’e kabul edilişlerde aramalar yapılmakta, idrar tahlili kontroller yapılmaktadır. Tedavinin sonunda hasta madde kullanmamaya yönelik irade gösterdiğinde, bırakacağını söylediğinde taburcu edilmektedir.  Tedavi gönüllülük esasına yönelik olduğundan mahkeme kararı dışında zorla tedavi yapılmamaktadır.

 

Çok az bağımlı kendi isteği ile AMATEM’e gelmekte daha çok ailesi ve toplum yönlendirmektedir. Madde bağımlıları açısından tam bir iyileşme olmasa da yine de çoğunda zarar azaltılmaktadır.

 

Tedavide;

  1. Aşama Detox: Hasta detoxta yoksunluk sendromunu ortadan kaldırmak için 1-1,5 ay tedavi görmektedir. Yoksunluk sendromu 1 ay sürmekte, ama bağımlılık devam etmektedir.

 

  1. Aşama Terapi: 28 günlük bir program dahilinde madde bağımlılarına terapi uygulanıyor. Terapinin kalıcı davranış değişikliği sağlaması için en az 6 ay sürmesi gerekmektedir. Bakırköy terapi kapatıldı.

 

3.Aşama Rehabilitasyon: Rehabilitasyon 2 sene kadar sürmektedir. Madde bağımlısının meslek öğrenecek, madde kullanımını engelleyecek sosyal bir ortamda olması gerekmektedir.

 

16 yatak, 30 psikiyatri yatağı bulunan Trakya AMATEM’de daha çok bonzai bağımlıları tedavi görmektedir. Bağımlılar genelde esrarla başlayıp, bonzai kullanma eğilimi göstermektedir. Bağımlılar hangi madde daha çok keyif veriyorsa ona yönelmektedir. Bağımlıların hepsinde yenilik arayışı görülmektedir.  Kontrol ederim diye başlanılan madde, kontrol edilemez hale gelmektedir. Bağımlıların yüzde 50’sinin  uyuşturucu kullanmasının altında yatan psikolojik bir sebep vardır. Öncelikle bu nedenlerin ortadan kaldırılması önemlidir. Madde bağımlılarının ortak özellikleri;  çabuk sıkılan haz peşinde koşan, zarardan korkmayan gözü pek kişiler olmasıdır.  Türkiye’de eroine bağlı ölümlerin az görülmesinin nedeni, damar yoluyla değil de yakıp dumanını çekme metoduyla alınmasından kaynaklanmaktadır.

 

AMATEM’lerde grup halinde ve tek tek görüşülerek,  yoksunlukla başa çıkma, öfke, kontrol eğitimi verilmektedir. İlaç tedavisi, yani yerine koyma tedavisi uygulanmakta, rehabilitasyon sürecinde madde bağımlılarına el işi yaptırılmakta, sanatsal ve kültürel etkinlikler ile hobi çalışmalarına yönlendirilmektedir.

Madde bağımlılığına yönelik tedavinin ana unsurlarından birisi de hastaların maddeyi düşünmemesi için, gün içinde vakit geçireceği, zihnini meşgul edeceği aktivitelerde bulunmasıdır. Ancak, AMATEM’de ergoterapist, spor hocası ve sosyal çalışmacının bulunmaması tedaviye sekte vurmaktadır.  Madde bağımlılarına yönelik 28 günlük bir program uygulanmakta, haftada 3 gün 2 saat maddelerin etkisi hakkında bilgi verilmektedir. Bağımlılara sigara, alkol bağımlılık eğitimi (SAMBA) verilmektedir. Erken yaşta sigaraya başlamak, ileri yaşta madde bağımlılığı riskini yükseltmektedir.

 

Ortak sorunlarını çözebilmek ve diğer madde bağımlılarına ve alkoliklere yardımcı olabilmek için, deneyimlerini, güçlerini ve umutlarını paylaşan kişilerin bir araya geldiği Adsız Alkolikler grubu vasıtasıyla maddeyi bırakmak yönünde toplantılar yapılmaktadır.  Bağımlılar “Bugün de ayık kalacağım” sözleriyle birbirlerine destek olmaktadır.

 

Madde bağımlılığına bağlı psikoz, duygu bozukluğu, akıl hastalığı gelişebilmektedir. Uyuşturucu kullananların sosyal durumlarının çok kötü olmasından dolayı bunların da düzeltilmesi gerekmektedir.

2005 yılında yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Yasası, özellikle uyuşturucu kullananların rehabilite olması için büyük bir umut olmuştur. Ancak geçen yıllarda denetimli serbestlikten faydalanan kişi sayısı sürekli artmıştır. Ülkemizde denetimli serbestlikten yararlanan kayıtlı 40 bin kişi vardır. Denetimli serbestlikten yararlananların dosyası “tedavi olmuştur” başlığında Adalet Bakanlığı’na gönderilmekte, kişi bir sene takip edilmektedir. Eğer kişi madde kullanmaya devam ederse, mahkeme dosyası iade edilmektedir.

 

Önleyici olma konusunda sıralanan öneriler

 

-Maddeyle tanışmamış kişilere alternatifler sunulması, spor, sanat, vb.

 

-Madde yatkınlığına riski olacak bölgelerde pilot çalışmalar yapılması.

 

-Çalışma Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile aile, sivil toplum arasında işbirliğinde bulunulması.

 

-Madde arzının azalmasında polis operasyonlarının etkili olduğu gözlemleniyor.

 

-Maddeye bulaşanın bağımlı olmadan engellenmesi önem taşıyor.

 

-Eroinin ölüm hızının Bonzaiden daha fazla olmadığı görülüyor.

 

-Madde kullanımı ve alışkanlığı açısından hayır demeyi öğrenme büyük önem kazanıyor.

 

-Aile ilişkileri, iletişimin güçlendirilmesi, aile içi şiddetin önlenmesi, en mahrem konuların olgunlukla karşılanabilmesinin önemi, anne-baba okullarının kurulması, gelecek umudu verilmesi madde kullanımının ve bağımlılığın engellenmesi açısından büyük önem taşıyor.

 

-Umutsuzluk öfke, hınç, intikam duygusu yaratıyor, kendine ve çevresine zarar vermeye dönüşüyor.

 

-Kadın hasta, erkek hastaya oranla daha az.

 

-18 yaş altına Amatem bakmadığı için Dörtçelik Ruh Sağlığı Hastanesi, eleman yetersizliği nedeniyle çocuklar için tedavi merkezine dönüştürülemiyor.

 

-Bursa’da hastalar sözel ve fiziki saldırıda bulunuyorlar. Doktorlara bıçak çekiliyor. Güvenlik görevlisi bıçaklanmış. Bu durum kuruma saldırı olarak görülmediği gibi, kişisel şikâyet talep edilmiş.

 

-Klinik güvenliği tehdit altında.

 

-Hastane bahçesinde madde alışverişi yapılmaması için çaba sarf ediliyor.

 

 

SONUÇ 

 

Türkiye bundan 15 yıl öncesine kadar, alkol ve madde bağımlılığı açısından şanslı ülkelerden biriyken, gerekli adımların atılmaması nedeniyle bugün ciddi bir sorunla karşı karşıyadır. Madde bağımlılarının tedavisi için ülkemizde alkol ve madde bağımlılığı tedavi merkezleri (AMATEM) bulunmaktadır. Madde bağımlılarına yönelik üniversite bünyesinde 7 adet, 4 özel, 15 devlete ait AMATEM hizmet vermektedir.

Bu konunun üstüne gidilmemesi yeterli düzenlemeler yapılmaması iktidarın ak gençlikte böyle sorunların yaşanmayacağı, makbul olmayan dezavantajlı kimliklerin marjinal ve müstahak görülmelerinden kaynaklanmaktadır.

 

Uyuşturucu ile mücadelede AMATEM’lerin en büyük sorunu, eğitimli ve deneyimli sağlık personelinin olmamasından kaynaklanmaktadır. Ancak, bu eksiği kapatmaya yönelik son iki yıldır Sağlık Bakanlığı sertifikalı personel yetiştirme çabası içerisine girmiştir. AMATEM’ler ayrı olarak ruhsatlandırıldığı için, personelin de ayrı eğitim almış olması önemlidir. Personel AMATEM’lere geçici olarak gelmektedir.

 

AMATEM’de sosyal güvencesi olmayan hasta, tedavi masraflarını kendisi karşılamaktadır. Tedavi masrafları; hastanın hastanede kalış süresine, hastadan istenilen tetkiklere, uygulanan tedavilere (ilaç tedavisi, terapi, bireysel görüşme vb.) göre değişmektedir. Bir aylık madde bağımlılığı tedavisinin masrafının 3-4 bin TL’yi bulması paralı tedaviyi iyice güçleştirmektedir. Bu yüzden alkol ve madde bağımlısı ‘para’ problemi ile karşı karşıya geldiği için tedaviyi başlamadan bitirmektedir.

 

AMATEM gönüllülük esasına dayalı bir tedavi olduğu için; tedavi gören kişi kendi isteği ile tedavisini sonlandırmaktadır. Ancak bu durumda hasta tedavi süresini tamamlamadan taburcu olduğu için, bir sonraki yatışı ancak 6 ay sonra kabul edilebilmektedir. Taburcu olan hasta önce haftalık sonra aylık kontrollere gitmektedir. Madde bağımlısı hastanın 1 yıl süreyle takibi yapılmaktadır. En büyük problem tedavi sonrasında eğitim, istihdam vs. gibi konularda devlet herhangi bir destekte bulunmamaktadır. Uyuşturucu bağımlılarına karşı toplumsal ön yargı, bu kişilerin iş bulmalarını da oldukça güçleştirmektedir.

 

Sadece AMATEM’de yatmak bu hastalığın kesin çözümü değildir, devamı da gelmelidir. Madde kullanımında en son aşama bağımlılıktır. Bu süreçte bağımlılığa önlem almak çok daha önemlidir. Tedavi sürecinde aileler de görüşmeye çağırılmaktadır. Ancak SGK’nın faturayı AMATEM’e kesmesi, ödeme yapmaması sıkıntı yaratmaktadır.  SGK’nın hekimlerin hangi uygulamayı yapıp yapmayacağına karar vermesi, yazılan ilaçları, aile terapistini ödememesi bağımlılık tedavisinde görülen sorunlardan biridir.

 

Ülkemiz genelinde personel ve yatak eksikliği bulunmaktadır. Rehabilitasyonun en önemli aşaması olmasına rağmen önleme çalışması yapılmamaktadır. Madde bağımlıları yaş gruplarına göre, hedef gruplarına göre farklı eğitimler içerisine alınmalıdır. TUBİM’in ders anlatması yeterli değildir. Madde bağımlılığını önlemek için profesyonel, deneyimli kişiler, iletişimi bilen, bağımlıların diliyle konuşabilen kişilere ihtiyaç vardır.

Medyanın bağımlılara ve AMATEM’e ilişkin haber dilinin yanlışlığı, “AMATEM’de madde içiliyor” diye haber yapılıyor olması, tedavi çalışmalarını olumsuz etkilemektedir. Dünyadaki uygulamanın aksine madde içen, AMATEM servisinden atılmaktadır. Madde içimi bağımlılık tedavisinde sık görülen durumlardan biridir. Eski bağımlıların rehber öğretmen olarak çalışması, çok etkili olmaktadır.

 

Bağımlılığın yaygınlaşmasına rağmen kısa adı AMATEM olan merkezlerin kar getirmeyen kuruluşlar olarak görülmesi ve soruna ticari boyutla yaklaşılması, yataklı tedavi merkezlerinin kapatılması doğrultusunda adımları tetiklemeye başlamıştır.

 

Yapılan incelemelerde saptanan en önemli eksikliğin ise, ülkemizin alkol kullanımı ve madde bağımlılığıyla ilgili uzun vadeli strateji planının olmamasıdır. Bu bağlamda genel olarak tespitler şunlardır:

 

  • Türkiye’nin gerçek sorunlarının verilerle ortaya çıkması istenmiyor.
  • Mahallelerde toplumsal ruh sağlığı merkezlerinin kurulması gerekiyor.
  • Gençler Amatem’e yatınca damgalanıyor.
  • Son bir yıl içinde madde bağımlılığında artış gözleniyor. Suriyelilerle ilgili ayrı bir çalışma yapılması da uygun olacaktır.
  • Bu mesele yasal, sağlık ve sosyal sorunlar olarak değerlendirilmelidir.
  • Basında sanatçıların kullandığının teşhiri hem mahremiyet açısından, hem de özendiricilik açısından yanlış bulunuyor.
  • 6 poliklinikte her birinde 50 hasta başvurusu oluyor.
  • Aile ve Sosyal politikalar bakanlığının Rehabilitasyon kurumsal işbirliği ayağı eksik.
  • Düşük ücretli maddeleri sosyo kültürel düzeyi düşük kesimler kullanıyor.
  • Sosyo ekonomik durumu iyi olanlar çoğunlukla kokain kullanıyorlar.
  • Bağımlının, tedavi için değişmeye istekli ve hazır olması gerekiyor.
  • Tedavinin yüzgüldürücülüğü %20 oranında.
  • Alkol bağımlılığı daha az, tedavisi yüz güldürücü.
  • Yeterli istatistiki veri yok.
  • Kayıt sistemi sağlıklı sonuca elvermiyor.
  • Merkezi bilgi ağıyla sözde bilgi, kayıt ve istatistik üretiliyor.
  • Özellikle sentetik uyuşturucunun ana hammaddesini oluşturan doğal uyuşturucuları elde etmeye ve bulundurmaya yönelik müeyyide içeren yasal düzenlemelerin olmaması.
  • Alkol ve bağımlılıkla mücadele konusunda tecrübe edinmiş ülkelerle işbirliğine gidilmesi.

 

###

 

2 Ek

 

 

Sena Kaleli.JPG adlı eki önizle

Sena Kaleli.JPG

CHP AMATEM RAPORU_Basin Bulteni_03.03.2015.docx adlı eki önizle

CHP AMATEM RAPORU_Basin Bulteni_03.03.2015.docx

Mail Delivery Subsystem 16:47 (3 dakika önce)
Delivery to the following recipient failed permanently: tayiptamer@bizimmarma…

Daha eski 23 ileti

postmaster@hotmail.com 16:47 (3 dakika önce)
uguruslubas@hotmail.com

postmaster@hotmail.com

16:47 (3 dakika önce)
Alıcı: bana

İngilizce

Türkçe

 

İletiyi çevir

İngilizce için kapat

This is an automatically generated Delivery Status Notification.

Delivery to the following recipients failed.

kemalcankayaaa@hotmail.com

Final-Recipient: rfc822;kemalcankayaaa@hotmail.com
Action: failed
Status: 5.2.2
Diagnostic-Code: smtp;552 5.2.2 This message is larger than the current system limit or the recipient’s mailbox is full. Create a shorter message body or remove attachments and try sending it again.

———- Yönlendirilmiş ileti ———-
From: “Yücel İletişim Grubu” <yucelbltn@gmail.com>
To: undisclosed-recipients:;
Cc:
Date: Tue, 3 Mar 2015 16:47:33 +0200
Subject: Basın Bülteni – CHP AMATEM Raporu’nda Çarpıcı Sonuçlar Ortaya Çıktı

CHP AMATEM Raporunda Çarpıcı Sonuçlar Ortaya Çıktı

 

  • CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu üyeleri, Bursa Milletvekili ve Parti Meclis Üyesi Sena Kaleli ile Tekirdağ Milletvekili Parti Meclisi Üyesi Candan Yüceer, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezleri’nde (AMATEM) çeşitli incelemelerde bulundu.

 

  • Bursa AMATEM, Trakya, İstanbul Bakırköy ve Erenköy, Bakırköy Çematem merkezlerinde, yetkililer ve tedavi görenlerle yapılan yüz yüze görüşmeler sonucunda elde edilen bilgiler doğrultusunda, Kaleli ve Yüceer bir rapor oluştururken, ortaya oldukça çarpıcı sonuçlar çıktı.

 

 

Bursa, 03.03.2015 – CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu üyeleri, Bursa Milletvekili ve Parti Meclis Üyesi Sena Kaleli ile Tekirdağ Milletvekili Parti Meclisi Üyesi Candan Yüceer, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezleri’nde (AMATEM) çeşitli incelemelerde bulunarak, ortaya çıkan bilgiler ışığında çok önemli bir rapor hazırladı.

 

Bursa AMATEM, Trakya, İstanbul Bakırköy ve Erenköy, Bakırköy Çematem merkezlerinde, yetkililer ve tedavi görenlerle yapılan yüz yüze görüşmeler sonucu elde edilen bilgilere göre hazırlanan raporda, Türkiye’de madde kullanımının, 10 yaşa kadar indiği gerçeği göze çarparken, kız çocuklarına sahip çıkılmadığı gerçeği gün yüzüne çıktı.

 

CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu üyeleri, Bursa Milletvekili ve Parti Meclis Üyesi Sena Kaleli ile Tekirdağ Milletvekili Parti Meclisi Üyesi Candan Yüceer tarafından hazırlanan AMATEM Raporu’nda şu detaylar yer alıyor:

 

 

CHP

ALKOL VE MADDE BAĞIMLILIĞI İLE

TEDAVİ MERKEZLERİ (AMATEM) RAPORU

 

CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu üyeleri Tekirdağ Milletvekili Parti Meclisi Üyesi Candan YÜCEER ve Bursa Milletvekili Parti Meclisi Üyesi Sena KALELİ, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezleri’nde (AMATEM) incelemelerde bulundu. Trakya, İstanbul Bakırköy ve Erenköy, Bakırköy Çematem ve Bursa’daki Amatem merkezlerinde yetkililer ve tedavi görenlerle yapılan yüz yüze görüşmeler sonucu edinilen bilgiler Yüceer ve Kaleli tarafından bir rapor haline getirildi.

 

GİRİŞ

 

Alkol ve madde kullanımı ve bağımlılığı çağımızın en önemli toplumsal sorunlarından biridir. Bu sorun son yıllarda hızla yaygınlaşmaya başlamış, kullanılan maddelere göre ölüm oranlarında büyük artışlar meydana gelmiştir. Öte yandan madde kullanımı ya da bağımlılığı sadece kullanan ve bağımlı olan kişiyi değil, kişinin ailesiyle birlikte tüm toplumu olumsuz etkileyen ve sonuçları olan bir süreçtir.

 

Yapılan araştırmalar, ülkemizde madde kullanımı ve bağımlılığının 10 yaşa kadar indiğini göstermektedir. Uyuşturucu kullanımının, alkol kullanımından 10 kat fazla olduğu ülkemizde, kullanım yaşının düşmesinin yanı sıra madde çeşitliliğinin artması ve erişimin kolaylaşması ölüm oranlarında da büyük artışlar yaratmıştır. Özellikle son 3 yılda kullanımı ve elde edilmesi son derece kolay olan Bonzai ve Jamaika gibi sentetik esrar bağımlılığı, bütün toplumun korkulu rüyası haline gelmiştir.

 

  1. yüzyılın en büyük sorunu olmaya aday madde kullanımı ve bağımlılığıyla mücadelede tespit ve tedavi çok önem kazanmıştır. Madde kullanımı ve bağımlılığının tespiti aşamasında ülkemizde şu an için sağlıklı bir yapının ve organizasyonun olduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak tedavi konusunda yataklı ve ayakta olmak üzere bir takım çalışmalar yapılmaktadır. Ülkemizde bağımlılık tedavisi Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde, üniversitelere bağlı tıp fakültelerinin psikiyatri kliniklerinde, bazı özel hastanelerde ve kamu ortaklığı ile üniversitelerin açtığı merkezlerde yapılmaktadır.

 

Halen ülkemizde bağımlılık tedavisi yapan 26 tedavi merkezi bulunmaktadır. Alkol ya da madde tedavisine ayrılmış olan toplam yatak sayısı ise 678’dir. Bunların çoğu ise 3 büyük şehirde toplanmıştır. Oysa bağımlılıkla mücadelenin en önemli evresi öncelikle tedaviye ulaşımın kolaylaştırılması, tedavi sürekliliğinin sağlanması, yerel güçlerle işbirliği ve iletişimden geçmektedir. Araştırma bu sürece katkı sağlamak amacıyla yapılmıştır.

 

AMATEM MERKEZLERİNDE İNCELEME

 

Trakya AMATEM’in yanı sıra İstanbul Bakırköy ve Erenköy ile Bursa’daki AMATEM ziyaretlerinde aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır.

 

  • Ülkemizde madde kullanımı ve bağımlılık hangi düzeydedir?
  • Bağımlılık tedavisi için şartlar nelerdir?
  • Bağımlı olunan maddeye göre tedavi oranı nedir?
  • Kayıt sistemi var mıdır?
  • Bu sistem bir yazılımla mı sağlanmaktadır?
  • İstatistiki veriler sağlıklı mıdır?
  • Topluma dayalı kayıt, tarama, izleme mevcut mudur?
  • Planlama, koordinasyon ve işbirliğine yönelik bilgi merkezi mevcut mudur?
  • Amatemler’in hedefi nedir? Mevcut yapıyla bu hedefe ulaşılabilir mi?
  • Madde bağımlılık yaşı?
  • Polikliniklere başvuru sayısı ve artış oranı?
  • Adli başvuruların oranı?
  • Denetimli serbestlik ve yataklı tedavi oranlarının yeterliliği?
  • Bu tedaviyle ilgili üst makamlardan zorlama oluyor mu?
  • Hasta, doktor, eleman şiddet ilişkisi?
  • Madde kulanımı ve bağımlılıkta eğitim sisteminin etkisi?
  • Aile, çevre, ekonomik etkiler?
  • Sivil toplum, gönüllü çalışanlar var mı bu konuda?
  • Koruyucu hizmetler neler?
  • İzleyici hizmet var mı?
  • Tedavi olan insanların koşullarının değiştirilmesiyle ilgili bir çalışma yapılmakta mıdır?

 

MADDE BAĞIMLILARI İLE GÖRÜŞMELER

 

TRAKYA AMATEM

 

AMATEM’de tedavi gören kadınlara yönelik ayrı bir parantez açılmalıdır. CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu olarak ziyaret ettiğimiz Trakya AMATEM’de şimdiye kadar sadece 3’ü eroin 1’i bonzai bağımlısı, 4 kadın tedavi görmüştür. Madde bağımlısı kadınlardan biri hamileyken hem eroin kullanmış hem de hamileliğine devam etmiştir.  2. gebeliğinde de aynı şekilde hamileliği devam ederken, AMATEM’de tedavi görmüştür. Trakya AMATEM’de sigara bırakma polikliniği bulunmamaktadır.  Yetkililer bir an önce açılması için çalışma yürütmektedir.

 

1.Görüşme

 

37 yaşında. İlkokul mezunu. Kadın çantası üretiyor. Orta öğretimde okuyan 2 kızı var. 16 yıllık evli. Eşi çalışmıyor. 4 ay önce madde bağımlılığı yüzünden iş yerini kapatmak zorunda kaldı ve fabrikada işçi olarak çalışmaya başladı. 3 yıldır bonzai kullanıyor. Bonzaiden önce 6-7 yıl esrar kullandı. Son altı ay içinde işleri bozulunca daha çok kullanmaya başladı. Ailesi madde bağımlısı olduğunu biliyor. Çanta yapımında kullandığı yaklaşık 200 bin TL olan makinenin motorunu 30 bin TL’ye satıp bonzai aldı. (1 paketi 3 gramı 100-120 TL. Bir kullanımlık fişek 5 TL) Kızının, “Sen bırakmazsan ben de başlayacağım” sözlerinden çok etkilendi ve tedavi olması gerektiğine karar verdi.

 

“Bonzai esrarın sentetik hali. Dünyada en çok illegal kullanılan madde esrar. Bonzaiyi tanıdıktan sonra esrar kullanmamaya başladım. Adli vakam hiç olmadı. Suç işlemedim. Kendi isteğimle geldim. Bir daha kullanmayacağım.”

 

  1. Görüşme

 

Bonzaiye çevresinin etkisiyle başladı. “Çevremde çok kullanan arkadaşım var, herkes kullanıyor. Küçük kardeşim de bunların arasında.  22 gündür merkezdeyim. İlk kez tedavi olmak için geldim. Kullandığım bonzailerin, görüntüsü etki süresi çok farklı. İçtiğinde hiçbir şey düşünmüyorsun, rahatlama hissediyorsun. İyilik hissi oluşturuyordu. Kullanmak isteyenlere, özenenlere tek bir tavsiyem var: Hiç denemesinler, akıllarından bile geçirmesinler. Maddi kayıplarım çok oldu. Eşim beni hiç yalnız bırakmadı; kahrımı çok çekti. Bulmak çok kolay. Maddeyi nerede bulacağımı biliyorum. Polisin bildiğine de inanıyorum ancak hiçbir şey yapmıyorlar. ”

 

  1. Görüşme

 

55 yaşında. Lise mezunu.  Demir doğrama dükkanı vardı,  daha sonra işleri bozuldu. 8 sene evli kaldı, 15 yıldır bekar. Birisi üniversitede okuyan, diğeri evli 2 çocuğu var. 7 gündür AMATEM’de tedavi görüyor. Daha önce 3 kez AMATEM, 1 kez psikiyatri servisine tedavi görmek için yattı.  3-4 yıl öncesine kadar çalıştı. İşten ayrıldıktan sonra ailesi ile çocuklarıyla, ilişkisi koptu. 18 yaşında alkole başladı. Boşandıktan sonra alkol kullanımı daha da artı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte günde 5 litre şarap,  üzerine de bira içiyordu. Gece uyanıp içkiye devam ediyordu. “İçki 2. arkadaşım oldu. Tek kişilik hayatımda bana yoldaş oldu. Arkadaşlarımın hepsi alkol kullanıyor. Bir kez bıraktım sonra daha çok içmeye başladım. Alkolik insan toplum tarafından dışlanıyor, çocuklar yolda görse yolunu değiştiriyor.  Alkolü bırakmam için, bu çevreden kendimi kurtarmam lazım.”

 

  1. Görüşme

 

24 yaşında. Liseden terk. İşsiz. Anne ve babası ayrı. Denetimli serbestliği var. Maddeye 13 yaşında esrar kullanarak başladı. Esrar, extacy, bonzai gibi değişik maddelerin ardından eroin kullanmaya başladı. AMATEM’de eroin tedavisinde kırmızı reçete ilaç olan Suboxone kullanılmaktadır. Suboxone ile yoksunluk atılmaktadır.

 

“Maddeye başlamak için arkadaş ortamı çok etkili. Bağımlı olmak için denemek yeterli. Çevremde herkes kullanıyor. Tablet ve şurup tipinde çıkarılan sentetik bir narkotik olan “çakma metadon” çok kullanılmaya başlandı.  72 saat etkili. Halisünasyon etkisi de çok yüksek.”

 

  1. Görüşme

 

28 yaşında lise mezunu. 2 aylık evli, çocuğu yok. Madde bağımlılığı yüzünden 8 senedir çalıştığı işini kaybetti.  3-4 yıldır alkol, yaklaşık 2 senedir de eroin kullanıyor. Arkadaş çevresinde başladı ve uzaklaşamadı. Ailesi farkına vardı. Evlenmeden önce eşi bilmiyordu öğrenince aralarında tartışma çıktı. AMATEM’e kendi isteği ile yattı.

“Hiç denememek lazım. Burada 9. günüm. Çıkınca kendime iş bakacağım. Çalışıp, evime, barkıma, eşime sahip çıkacağım.  Günde 1-2 gram alıyordum. 70-80 TL. Emniyete hiç denk gelmedim. Madde çok kolay bulunuyor.”

 

BAKIRKÖY AMATEM

 

Bakırköy’e ortalama günlük 300 hasta tedavi görmek için gelmektedir.

 

1.Görüşme

 

42 yaşında. Alkol kullanmaya 13 yaşında başladı. 2009 yılında 1 kez annesinin zoruyla AMATEM’e başvurdu. 13 günün sonunda tedavisini yarım bırakıp gitti. 17 ay alkol kullanmadı,  daha sonra arkadaş çevresi nedeniyle tekrar başladı. AMATEM’e bu kez kendi isteği ile geldi. 113 gündür tedavi görüyor. 30 aydır hiç içmiyor. Arkadaş çevresinden uzaklaşmak için evini taşıdı.  Arkadaşlarıyla görüşmemeyi öğrendi. Bakırköy’de rehabilitasyon evi olan, 1 hemşirenin görev yaptığı bağevine 2 yıldır, her gün geliyor. Sosyal aktivitelerden yararlanıyor. İş bulana kadar da gelmeye devam edeceğini söylüyor.

 

  1. Görüşme

 

19 yaşında. Lise son sınıfı 2 kere tekrar etti. 12 yaşında alkol kullanmaya başladı. Daha sonra bali, hap, eroin kullanmaya başladı. 26 yaşındaki bağımlı olan abisine özenerek madde kullanmaya başladı. Abisi aynı zamanda torbacılık da yapıyor. İki üç kez abisi de tedavi için AMATEM’e geldi.

 

“Daha önce de 3 ay ÇEMATEM’de tedavi gördüm. Amacım bırakmak değildi biraz temizlenmekti. Terapide benimle konuşulanlar, bana anlatılanlar farklı düşünmeme nedene oldu. Sonuna kadar gideceğim ve bu illetten kurtulacağım. Bağevine düzenli olarak gidip geliyorum. Benim için çok faydalı oluyor.”

 

  1. Görüşme

 

19 yaşında, kadın. Lise 2’den terk.  Bayan kuaförü. 3 sene önce maddeye başladı. Folyoyla eroin kullanıyordu. 1 sene önce bağımlı oldu. AMATEM’e 2 kez gelişi. Ailesi ile beraber oturuyor. Ailesi önce farkına varmadı. Farkında varınca ailesinin isteği üzerine 2013 yılında geldi ve 15 gün tedavi gördü. Daha sonra da kendi isteği ile çıktı. 3 ay sonra arkadaşlarıyla görüşüp tekrar eroin kullanmaya başladı. 7 aydır madde kullanmıyor. Annesi çevre değiştirsin, arkadaşlarından uzaklaşsın diye evi değiştirmek istedi. Ev madde kullanan arkadaşının üst katı olunca vazgeçtiler.

“Maddeye özenti ile başladık, bağımlı olacağımızı düşünmedik. Detoxta ayda bir içerim diye düşünüyordum. Terapide artık içmem diye düşünmeye başladım. Ayıklığın tadına vardım. Terapide öğrendiğimi dışarıda denedim ve başardım. Bağevi’ne sadece 10 kişi gelebiliyor. Daha büyük olmalı, fiziksel kullanımı daha iyi olmalı.

 

BAKIRKÖY ÇEMATEM

 

15 yataklı “Çocuk ve Ergen Madde Bağımlıları (ÇEMATEM) Merkezinde kız çocukları için 6 yatak bulunmaktadır. Çocuk ve ergen madde bağımlılarına yönelik tedavide rehber öğretmenin, sosyal hizmet uzmanı ve psikoloğun deneyimli olması önemlidir.

 

Ergenler ve çocuklar tek bir madde değil, daha çok karışık madde kullanmaktadır. Çocuklar alkolü sevmeseler de küçük yaşta sigara içenler ileride madde bağımlısı olma yüzdesi daha yüksektir. Alkol bağımlılığı çok uzun yıllar almaktadır. Eroin ağır fiziksel yoksunluk yapmakta, başka bir madde bu yoksunluğu karşılamamaktadır. Bağımlılık bir yaşam biçimi haline geldiği için,  yalan söyleme, okul terk, hırsızlık, şiddet, sokak yaşaması gibi olumsuzlukları beraberinde getirmektedir. Tedavinin başarılı olması için öncelikle çocukların yaşam biçiminin düzeltilmesi gerekmektedir.

 

Kız çocuklarının öyküleri daha da trajik olmakla birlikte, bağımlı kız çocuklarının yüzde yüzünde taciz görülmektedir. Uyuşturucu ile sokak hayatı başlamakta, aileler bağımlı erkek çocuklarına sahip çıkmakla beraber, kız çocuklarına büyük bir çoğunlukla sahip çıkmamakta, kurumlara bırakmaktadır. Kız çoçukları daha fazla şiddete maruz kalmaktadır.  Ergenlik kendine ait bir dönem olduğu için daha fazla özgür olma duygusu, heyecan, özenti madde bağımlılığını cazip hala getirmektedir. Kendi aralarında jargon oluşturan ergen çocuklar, sürekli öfkeli, irite, saldırgan ve tetiktelerdir.

 

Hekimlere göre bonzai kullanımı özellikle son 6 aydır olumsuz bir şekilde artmıştır. Etken maddenin değişmiş olması ve ülkemizde de üretilmeye başlanıldığının düşünülüyor olması bu olumsuzluğu arttırmıştır.

ÇEMATEM’lerde çocuklara 2 aylık tedavi programı uygulanmaktadır. ÇEMATEM’lerde çocuklara, arındırma (detox) uygulanmakta, madde arzusu ile baş edebilmeye yönelik olarak yeni yaşam alanları oluşturulmakta, kurallı düzenli yaşam yeniden öğretilmektedir.

 

ÇEMATEM’de haftada bir eğitim amaçlı aile toplantısı yapılmaktadır. Çocuğun çevresinde bağımlı varsa, suçlu varsa risk artmaktadır. Maddeyi çocukların yüzde 95’i tanıdığı birinden almaktadır. Madde kullanımına iten en belirgin neden meraktır. En önemli koruyucu faktör de ailedir. Madde bağımlılığı haz ilkesine dayalıdır. Ergenlik hazza dayalı bir dönem olduğundan risk yüksektir.

 

Tedavide 2 ay olan rehabilitasyon süreci eksik kalmaktadır. Rehabilitasyon süreci en az 6 ay olmalıdır. Çocukların eski sosyal ortamına dönmemesi için yönlendirilebileceği, sosyal aktivitelerde bulunabileceği, sosyal becerileri öğreneceği gençlik merkezlerinin olmaması tedaviye sekte vurmaktadır.

Esrar yedi kat şizofreniye yatkınlığı artırmakta, bonzai esrardan 7 kat fazla bu etkiyi yaratmaktadır. Önleme çalışmalarında Yeşilay’ın çabaları olumlu olsa da dünyada önleme çalışmalarının ilk basamağı okullardır. Çocuğun, sosyal yaşam becerisinin artırılması,  dürtüleri, öfkeyi kontrol edebilmesi, kendini ifade edebilmesi sadece uyuşturucudan değil birçok şeyden de kendisini korumaktadır.

 

ÇEMATEM’de tedavi gören çocukların %90-95 gibi büyük bir çoğunluğu okulu terk etmiş çocuklardır. Çünkü Türkiye’de madde bağımlılığı tespit edilen çocuklar okuldan atılmaktadır. Meslek edinme, okula geri dönüş basamağında eksikler bulunmaktadır.

 

ERENKÖY AMATEM

 

Anadolu yakası illerini kapsıyor. Sevk zinciri var. Uluslararası AB uyuşturucu izleme merkezine bağlılar.

Bonzai ve Jamaika kullanımıyla ilgili bilgi paylaşımı var.

Hastalarla ilgili kişisel bilgi yok, ayaktan tedavide form kısaltılarak, genelleştirilerek dolduruluyor.

Takip sistemi, hastayı arayarak çağırma yok.

Psiko eğitim bağımlı olunan maddeye göre değişiyor. Sosyal rehabilitasyon programının aile ve sosyal politikalar ayağı eksik.

 

Toplum temelli ruh sağlığının, bağımlılık merkezlerinde yatarak değil, güçlü poliklinik şartlarının daha fazla sağlanabilmesiyle mümkün olabileceği görüşü hakim.

Eğitim, sosyo kültürel yapı, ekonomik duruma göre bağımlı olunan madde değişiyor. Bağımlılık aynı oluyor. Bazı konuların mesela Esenyurt’un basında, medyada çok fazla yer alması tanıtıcı, hatırlatıcı oluyor.

Kentsel dönüşüm de bir etken. Mahallelerin başka semtlere dağıtımı da, sonradan yapılan TOKİ’ye taşınan insanların ödeme ve yaşam biçimine adaptasyon sorunları da bu konuda tetikleyici rol oynuyor.

BURSA AMATEM

 

Bursa Amatem’de 30-40 arasında tedavi gören hasta var. 50 kişi denetimli serbestlikle takipteler. Poliklinik başvurusu Pazartesi, Salı günleri 100 kişiyi geçmiş. Bunların sadece 20 kişisi gönüllü başvurmuş. 18 yaş altında bağımlılık riski artıyor.

 

En çok bonzai, esrar başvurusu, eroin yok, bali, kokain az.

Çalışanlar, hastaların şiddetinden rahatsız. Gönüllü çalışıyorlar. Çoğu psikopat ve sosyopat konumunda. Madde bağımlılığı psikiyatrik bir hastalık olarak ifade ediliyor.

 

Madde kullanımı ve bağımlılığına iten nedenler arasında; aidiyet açığı, varlık sorunu, eğitim sisteminin rolü ön planda. Genetik, kişilik özelliği, anne, çocuk, çevre ilişkisi majör faktörler.

Eğitim sistemi çocuklarda baskılanma duygusu yaratıyor. Zevk duygusu, keyif, merak, arzu uyandırmıyor. Baskısız, zorlamasız eğitim ihtiyacı var. Yarış duygusu vazgeçirici oluyor. Çocuklarda sosyalleşme sorunu var. Kural, sorumluluk, sınır sorunları var.

Emniyete koruyucu tedbir, bilgilendirme, bilinçlendirme yapılıyor.

Okulların rehberlik öğretmenlerine eğitim veriyorlar.

Devlet, sivil toplum işbirliğinin yanında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın mücadelenin içinde olması bekleniyor.

 

Koruyucu hizmetler ve tedavi sonrası koşulların iyileştirilmesi konusunda eksiklik var. Madde bağımlılığına yol açan fiziki, sosyal, ekonomik, ailevi sorunlar izlenip değiştirilmiyor. Aileye psikolojik destek de verilmiyor.

Yüz güldürücü sonuç almanın zor olduğu, sonuç iyi olsa da, geri dönüş var.

Üst makamların ayakta tedavi kararı alınan hastalar için yatırın emri verilmesi ilgilileri zora sokuyor.

Çocukların eğitime ulaşma zorlukları, birçok soruna temel oluşturuyor.

Bilgi işlem sistemi veri tabansız olduğundan, istatistiki veri çıkmıyor.

 

Hastalık tanısına bağlı istatistik tutulma sorunu nedeniyle, sorun depresyon olmasa da, depresyon kodlaması yapılmadan ilaç alınamadığından istatistiki veri de sağlıklı çıkamıyor.

 

Doktorlar, uyuşturucu kullanımının yaygın ve yoğun olduğu yerlere göre neredeyse sorunun ne olduğunu anlıyoruz diyorlar.

 

Bağımlılık ve madde kullanımı yoksul bölgelerin yanı sıra, muhafazakar, dini hassasiyetleri yüksek bölgelerde de sıkça görülüyor.

Örneğin Bursa’nın doğu bölgesi ve İnegöl’de bu sorun çok yaşanıyor.

 

Muhafazakâr hastalar genellikle ilk olarak seccade olup olmadığını soruyor. Bu hastalar kadın doktorların yüzüne bakmıyor, kendilerine dini hitapta bulunulmasını istiyorlar.

 

İnançlı olmak madde bağımlılığı açısından engel teşkil etmiyor.

 

Ankara’daki UBAM ( Uyuşturucu Madde Bağımlılıkları ve Alkolizmle Mücadele Federasyonu) umut tacirliğiyle tedaviyi engelleyen bir kurum olarak değerlendiriliyor.

 

GENEL DEĞERLENDİRME

 

Kronik bir hastalık olan bağımlılık, tedavi edilebilir bir beyin hastalığıdır. Madde bağımlıları ekonomik olarak güçsüz, toplum tarafından dışlanmış, sorun çözme becerileri çok sınırlı kişilerdir.

Bağımlılığın nedenleri çeşitli olabileceği gibi uzmanlar tarafından en çok vurgulanan etkenler şunlardır:

 

  • Merak
  • Arkadaş çevresi
  • Fiziksel ve psikolojik sorunlar
  • Sevgisizlik ve ilgisizlik, parçalanmış aileler
  • Büyüklerine özenti
  • Ailede veya yakın çevrede özdeşleşeceği kimsenin olmaması

Uyuşturucu kullanan gençlerin ailelerindeki bazı benzer özellikler dikkat çekicidir. Bu özellikler şöyle sıralanabilir:

  • Parçalanmış boşanmış aileler
  • Anne ve babadan birinin kaybı
  • Aile içinde madde bağımlısı bireylerin bulunması
  • Aile içi iletişim eksikliği
  • Baskıcı ve ilgisiz aile ortamı
  • Aile içinde gencin model alabileceği birey/bireylerin bulunmaması

 

Bağımlıların yüzde 98’i erkeklerden oluşmaktadır. Kadın bağımlılığı uzmanlar tarafından ayrı olarak değerlendirmektedir. Madde bağımlısı kadınlar kendini gizleyebilmektedir.  Madde kullanan kadında fiziksel yıkım daha fazla olmakta,   daha kısa sürede, daha düşük dozda madde bünyeye daha çok zarar vermektedir.

Tedavi sürecinde madde bağımlılarının yoksunluk sendromları düzeltilmekte, maddelerin yarattığı hastalıklar tedavi edilmektedir. Hastaya güvenli bir ortam sunulurken, AMATEM’e kabul edilişlerde aramalar yapılmakta, idrar tahlili kontroller yapılmaktadır. Tedavinin sonunda hasta madde kullanmamaya yönelik irade gösterdiğinde, bırakacağını söylediğinde taburcu edilmektedir.  Tedavi gönüllülük esasına yönelik olduğundan mahkeme kararı dışında zorla tedavi yapılmamaktadır.

 

Çok az bağımlı kendi isteği ile AMATEM’e gelmekte daha çok ailesi ve toplum yönlendirmektedir. Madde bağımlıları açısından tam bir iyileşme olmasa da yine de çoğunda zarar azaltılmaktadır.

 

Tedavide;

  1. Aşama Detox: Hasta detoxta yoksunluk sendromunu ortadan kaldırmak için 1-1,5 ay tedavi görmektedir. Yoksunluk sendromu 1 ay sürmekte, ama bağımlılık devam etmektedir.

 

  1. Aşama Terapi: 28 günlük bir program dahilinde madde bağımlılarına terapi uygulanıyor. Terapinin kalıcı davranış değişikliği sağlaması için en az 6 ay sürmesi gerekmektedir. Bakırköy terapi kapatıldı.

 

3.Aşama Rehabilitasyon: Rehabilitasyon 2 sene kadar sürmektedir. Madde bağımlısının meslek öğrenecek, madde kullanımını engelleyecek sosyal bir ortamda olması gerekmektedir.

 

16 yatak, 30 psikiyatri yatağı bulunan Trakya AMATEM’de daha çok bonzai bağımlıları tedavi görmektedir. Bağımlılar genelde esrarla başlayıp, bonzai kullanma eğilimi göstermektedir. Bağımlılar hangi madde daha çok keyif veriyorsa ona yönelmektedir. Bağımlıların hepsinde yenilik arayışı görülmektedir.  Kontrol ederim diye başlanılan madde, kontrol edilemez hale gelmektedir. Bağımlıların yüzde 50’sinin  uyuşturucu kullanmasının altında yatan psikolojik bir sebep vardır. Öncelikle bu nedenlerin ortadan kaldırılması önemlidir. Madde bağımlılarının ortak özellikleri;  çabuk sıkılan haz peşinde koşan, zarardan korkmayan gözü pek kişiler olmasıdır.  Türkiye’de eroine bağlı ölümlerin az görülmesinin nedeni, damar yoluyla değil de yakıp dumanını çekme metoduyla alınmasından kaynaklanmaktadır.

 

AMATEM’lerde grup halinde ve tek tek görüşülerek,  yoksunlukla başa çıkma, öfke, kontrol eğitimi verilmektedir. İlaç tedavisi, yani yerine koyma tedavisi uygulanmakta, rehabilitasyon sürecinde madde bağımlılarına el işi yaptırılmakta, sanatsal ve kültürel etkinlikler ile hobi çalışmalarına yönlendirilmektedir.

Madde bağımlılığına yönelik tedavinin ana unsurlarından birisi de hastaların maddeyi düşünmemesi için, gün içinde vakit geçireceği, zihnini meşgul edeceği aktivitelerde bulunmasıdır. Ancak, AMATEM’de ergoterapist, spor hocası ve sosyal çalışmacının bulunmaması tedaviye sekte vurmaktadır.  Madde bağımlılarına yönelik 28 günlük bir program uygulanmakta, haftada 3 gün 2 saat maddelerin etkisi hakkında bilgi verilmektedir. Bağımlılara sigara, alkol bağımlılık eğitimi (SAMBA) verilmektedir. Erken yaşta sigaraya başlamak, ileri yaşta madde bağımlılığı riskini yükseltmektedir.

 

Ortak sorunlarını çözebilmek ve diğer madde bağımlılarına ve alkoliklere yardımcı olabilmek için, deneyimlerini, güçlerini ve umutlarını paylaşan kişilerin bir araya geldiği Adsız Alkolikler grubu vasıtasıyla maddeyi bırakmak yönünde toplantılar yapılmaktadır.  Bağımlılar “Bugün de ayık kalacağım” sözleriyle birbirlerine destek olmaktadır.

 

Madde bağımlılığına bağlı psikoz, duygu bozukluğu, akıl hastalığı gelişebilmektedir. Uyuşturucu kullananların sosyal durumlarının çok kötü olmasından dolayı bunların da düzeltilmesi gerekmektedir.

2005 yılında yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Yasası, özellikle uyuşturucu kullananların rehabilite olması için büyük bir umut olmuştur. Ancak geçen yıllarda denetimli serbestlikten faydalanan kişi sayısı sürekli artmıştır. Ülkemizde denetimli serbestlikten yararlanan kayıtlı 40 bin kişi vardır. Denetimli serbestlikten yararlananların dosyası “tedavi olmuştur” başlığında Adalet Bakanlığı’na gönderilmekte, kişi bir sene takip edilmektedir. Eğer kişi madde kullanmaya devam ederse, mahkeme dosyası iade edilmektedir.

 

Önleyici olma konusunda sıralanan öneriler

 

-Maddeyle tanışmamış kişilere alternatifler sunulması, spor, sanat, vb.

 

-Madde yatkınlığına riski olacak bölgelerde pilot çalışmalar yapılması.

 

-Çalışma Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile aile, sivil toplum arasında işbirliğinde bulunulması.

 

-Madde arzının azalmasında polis operasyonlarının etkili olduğu gözlemleniyor.

 

-Maddeye bulaşanın bağımlı olmadan engellenmesi önem taşıyor.

 

-Eroinin ölüm hızının Bonzaiden daha fazla olmadığı görülüyor.

 

-Madde kullanımı ve alışkanlığı açısından hayır demeyi öğrenme büyük önem kazanıyor.

 

-Aile ilişkileri, iletişimin güçlendirilmesi, aile içi şiddetin önlenmesi, en mahrem konuların olgunlukla karşılanabilmesinin önemi, anne-baba okullarının kurulması, gelecek umudu verilmesi madde kullanımının ve bağımlılığın engellenmesi açısından büyük önem taşıyor.

 

-Umutsuzluk öfke, hınç, intikam duygusu yaratıyor, kendine ve çevresine zarar vermeye dönüşüyor.

 

-Kadın hasta, erkek hastaya oranla daha az.

 

-18 yaş altına Amatem bakmadığı için Dörtçelik Ruh Sağlığı Hastanesi, eleman yetersizliği nedeniyle çocuklar için tedavi merkezine dönüştürülemiyor.

 

-Bursa’da hastalar sözel ve fiziki saldırıda bulunuyorlar. Doktorlara bıçak çekiliyor. Güvenlik görevlisi bıçaklanmış. Bu durum kuruma saldırı olarak görülmediği gibi, kişisel şikâyet talep edilmiş.

 

-Klinik güvenliği tehdit altında.

 

-Hastane bahçesinde madde alışverişi yapılmaması için çaba sarf ediliyor.

 

 

SONUÇ 

 

Türkiye bundan 15 yıl öncesine kadar, alkol ve madde bağımlılığı açısından şanslı ülkelerden biriyken, gerekli adımların atılmaması nedeniyle bugün ciddi bir sorunla karşı karşıyadır. Madde bağımlılarının tedavisi için ülkemizde alkol ve madde bağımlılığı tedavi merkezleri (AMATEM) bulunmaktadır. Madde bağımlılarına yönelik üniversite bünyesinde 7 adet, 4 özel, 15 devlete ait AMATEM hizmet vermektedir.

Bu konunun üstüne gidilmemesi yeterli düzenlemeler yapılmaması iktidarın ak gençlikte böyle sorunların yaşanmayacağı, makbul olmayan dezavantajlı kimliklerin marjinal ve müstahak görülmelerinden kaynaklanmaktadır.

 

Uyuşturucu ile mücadelede AMATEM’lerin en büyük sorunu, eğitimli ve deneyimli sağlık personelinin olmamasından kaynaklanmaktadır. Ancak, bu eksiği kapatmaya yönelik son iki yıldır Sağlık Bakanlığı sertifikalı personel yetiştirme çabası içerisine girmiştir. AMATEM’ler ayrı olarak ruhsatlandırıldığı için, personelin de ayrı eğitim almış olması önemlidir. Personel AMATEM’lere geçici olarak gelmektedir.

 

AMATEM’de sosyal güvencesi olmayan hasta, tedavi masraflarını kendisi karşılamaktadır. Tedavi masrafları; hastanın hastanede kalış süresine, hastadan istenilen tetkiklere, uygulanan tedavilere (ilaç tedavisi, terapi, bireysel görüşme vb.) göre değişmektedir. Bir aylık madde bağımlılığı tedavisinin masrafının 3-4 bin TL’yi bulması paralı tedaviyi iyice güçleştirmektedir. Bu yüzden alkol ve madde bağımlısı ‘para’ problemi ile karşı karşıya geldiği için tedaviyi başlamadan bitirmektedir.

 

AMATEM gönüllülük esasına dayalı bir tedavi olduğu için; tedavi gören kişi kendi isteği ile tedavisini sonlandırmaktadır. Ancak bu durumda hasta tedavi süresini tamamlamadan taburcu olduğu için, bir sonraki yatışı ancak 6 ay sonra kabul edilebilmektedir. Taburcu olan hasta önce haftalık sonra aylık kontrollere gitmektedir. Madde bağımlısı hastanın 1 yıl süreyle takibi yapılmaktadır. En büyük problem tedavi sonrasında eğitim, istihdam vs. gibi konularda devlet herhangi bir destekte bulunmamaktadır. Uyuşturucu bağımlılarına karşı toplumsal ön yargı, bu kişilerin iş bulmalarını da oldukça güçleştirmektedir.

 

Sadece AMATEM’de yatmak bu hastalığın kesin çözümü değildir, devamı da gelmelidir. Madde kullanımında en son aşama bağımlılıktır. Bu süreçte bağımlılığa önlem almak çok daha önemlidir. Tedavi sürecinde aileler de görüşmeye çağırılmaktadır. Ancak SGK’nın faturayı AMATEM’e kesmesi, ödeme yapmaması sıkıntı yaratmaktadır.  SGK’nın hekimlerin hangi uygulamayı yapıp yapmayacağına karar vermesi, yazılan ilaçları, aile terapistini ödememesi bağımlılık tedavisinde görülen sorunlardan biridir.

 

Ülkemiz genelinde personel ve yatak eksikliği bulunmaktadır. Rehabilitasyonun en önemli aşaması olmasına rağmen önleme çalışması yapılmamaktadır. Madde bağımlıları yaş gruplarına göre, hedef gruplarına göre farklı eğitimler içerisine alınmalıdır. TUBİM’in ders anlatması yeterli değildir. Madde bağımlılığını önlemek için profesyonel, deneyimli kişiler, iletişimi bilen, bağımlıların diliyle konuşabilen kişilere ihtiyaç vardır.

Medyanın bağımlılara ve AMATEM’e ilişkin haber dilinin yanlışlığı, “AMATEM’de madde içiliyor” diye haber yapılıyor olması, tedavi çalışmalarını olumsuz etkilemektedir. Dünyadaki uygulamanın aksine madde içen, AMATEM servisinden atılmaktadır. Madde içimi bağımlılık tedavisinde sık görülen durumlardan biridir. Eski bağımlıların rehber öğretmen olarak çalışması, çok etkili olmaktadır.

 

Bağımlılığın yaygınlaşmasına rağmen kısa adı AMATEM olan merkezlerin kar getirmeyen kuruluşlar olarak görülmesi ve soruna ticari boyutla yaklaşılması, yataklı tedavi merkezlerinin kapatılması doğrultusunda adımları tetiklemeye başlamıştır.

 

Yapılan incelemelerde saptanan en önemli eksikliğin ise, ülkemizin alkol kullanımı ve madde bağımlılığıyla ilgili uzun vadeli strateji planının olmamasıdır. Bu bağlamda genel olarak tespitler şunlardır:

 

  • Türkiye’nin gerçek sorunlarının verilerle ortaya çıkması istenmiyor.
  • Mahallelerde toplumsal ruh sağlığı merkezlerinin kurulması gerekiyor.
  • Gençler Amatem’e yatınca damgalanıyor.
  • Son bir yıl içinde madde bağımlılığında artış gözleniyor. Suriyelilerle ilgili ayrı bir çalışma yapılması da uygun olacaktır.
  • Bu mesele yasal, sağlık ve sosyal sorunlar olarak değerlendirilmelidir.
  • Basında sanatçıların kullandığının teşhiri hem mahremiyet açısından, hem de özendiricilik açısından yanlış bulunuyor.
  • 6 poliklinikte her birinde 50 hasta başvurusu oluyor.
  • Aile ve Sosyal politikalar bakanlığının Rehabilitasyon kurumsal işbirliği ayağı eksik.
  • Düşük ücretli maddeleri sosyo kültürel düzeyi düşük kesimler kullanıyor.
  • Sosyo ekonomik durumu iyi olanlar çoğunlukla kokain kullanıyorlar.
  • Bağımlının, tedavi için değişmeye istekli ve hazır olması gerekiyor.
  • Tedavinin yüzgüldürücülüğü %20 oranında.
  • Alkol bağımlılığı daha az, tedavisi yüz güldürücü.
  • Yeterli istatistiki veri yok.
  • Kayıt sistemi sağlıklı sonuca elvermiyor.
  • Merkezi bilgi ağıyla sözde bilgi, kayıt ve istatistik üretiliyor.
  • Özellikle sentetik uyuşturucunun ana hammaddesini oluşturan doğal uyuşturucuları elde etmeye ve bulundurmaya yönelik müeyyide içeren yasal düzenlemelerin olmaması.
  • Alkol ve bağımlılıkla mücadele konusunda tecrübe edinmiş ülkelerle işbirliğine gidilmesi.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>